Gökada.html

 
ca de en es fr it nl no pl pt ru ro fi sv tr vo


 

Birçok gökadanın Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilmiş fotoğrafı
Birçok gökadanın Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilmiş fotoğrafı
Gökadaların bir araya gelmesinden oluşan gökada takımları.
Gökadaların bir araya gelmesinden oluşan gökada takımları.

Gökada (ayrıca Galaksi) kütleçekim ile birbirine bağlı yıldızlar, yıldızlararası gaz ve toz, plazma ve karanlık maddeden oluşan düzenektir. Gökadaların barındırdığı birkaç milyon (Cüce gökada) ile bir trilyon arasındaki yıldızlar ortak bir çekim merkezi çevresindeki yörüngede dönerler. Bunların yanı sıra gökadaların ayrıca yıldız kümeleri de içerebileceği saptanmıştır.

Gökadalar genellikle biçimlerine (veya görsel biçim bilimine) göre sınıflandırılırlar. Bu açıdan 3 farklı tür bulunur: Eliptik gökadalar, sarmal gökadalar ve düzensiz gökadalar.

Gözlemlenebilen evrende 100 milyar gökada bulunduğuna inanılmaktadır. Çoğu gökada bin ile birkaç yüz bin parsek genişliğinde olup aralarında milyonlarca parsek mesafe olacak biçimde evrende dağılmış bulunmaktalar. Gökadalararası uzay ise ortalama yoğunluğu 1 atom/m3 den az gaz içermektedir. Gökadaların çoğunluğu aşama sırasına göre önce gökada takımları sonra da üsttakımlar oluşturacak biçimde düzenlidirler.

Kuramsal olmakla birlikte, karanlık madde çoğu gökadanın toplam kütlesinin 90%'ına denk gelmektedir. Ancak bilimsel aygıtlar ile görülemeyen bu maddenin doğası henüz açıklık kazanmamıştır.

Konu başlıkları

değiştir Gözlem tarihçesi

1610 yılında Galileo Galilei bugün Samanyolu olarak bilinen parlak gökyüzü bölümünü inceleme koyulur, ve çok sayıda yıldızdan oluştuğunun farkına varır. 1755'de Immanuel Kant ise Thomas Wright'ın çalışmalarını da kullanarak, Güneş düzeneğimize benzer biçimde, Gökada'mızın da kütleçekim ile bir arada tutulan ve dönen bir yıldız kümesi olduğu (haklı olarak) kurgulandı. Kant ayrıca o dönemde gözlemlenebilen birkaç bulutsunun da ayrı gökadaları olabilecekleri varsayımında bulundu. 18. yüzyılın sonlarına doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsu hakkında bilgiler içeren bir katalog yayımladıktan sonra 5000 bulutsuya sahip bir katalog da William Herschel tarafından yayımlanır.

1845 yılında Lord Rosse eliptik ile sarmal bulutsular arasında ayrım yapabilen bir teleskop geliştirir. Daha sonra, 1917 yılında ise Heber Curtis Andromeda gökadası'ndaki S Andromedae adlı novayı gözlemler ve ortalama olarak bizim gökadamızdakilerden 10 kat daha soluk olduğunu saptar. Buradan yola çıkarak 150.000 parsek mesafede bulunduğu tahminini yapar ve "ada evrenler" denencesini (hipotezini) destekler. Bu denenceye göre, sarmal bulutsuların bağımsız birer gökada olduğu savunulur.


1920'lerde Harlow Shapley ile Heber Curtis arasında, Samanyolu ve sarmal bulutusuların doğasının yanı sıra evrenin boyutu hakkında olan tartışmaları o döneme damgasını bırakır. Konu Edwın Hubble tarafından yeni bir teleskop sayesinde sonuca bağlanır. Hubble, sarmal bulutsuların dış kesimlerinde yer alan bazı yıldızları gözlemeyi başarıp , bulutsunun mesafesini hesaplar, ve Samanyolu'nun parçası olamayacak kadar uzak oldukları ortaya çıkar. 1936 yılında, Hubble hâlâ kullanımda olan biçimsel bir gökada sınıflandırma düzeneği önerir (Hubble düzeni).

Samanyolu'nun biçimini ve Güneş'in onun içerisindeki konumunu saptamaya yönelik ilk çalışmalar, farklı bölgelerdeki yıldızların sayısını saymaya dayalı olarak, 1785'de William Herschel tarafından başlatılmıştırlar. Bu yöntem Jacobus Kapteyn tarafından 1920'lerde tekrar gündeme gelir. Harlow Shapley farklı bir yaklaşım benimseyerek, 70 kiloparsek çapında düz bir tekerin merkezinden uzakta yer alan bir Güneş sonucuna varır. Ancak o ana kadar yapılan incelemelere soğurma etkeni katılmamıştı. Bu olgunun Robert Julius Topler tarafından incelenmesi ile, günümüz gökada görünümü kuramlarına ulaşılmıştır.

1944'de, Hendrik van de Hulst'un yıldızlararası hidrojen atomlarınndan kaynaklanan mikrodalga ışınımı ortaya çıkarması ile gökada incelemeleri yeni bir boyut kazandı. Zira, bu ışınım soğurmadan etkilenmiyor ve Doppler etkisi de gökada içerisindeki gazların haraketlerini belirlemekte kullanılabiliyor.

1970'lere gelindiğinde ise, Vera Rubin'in çalışmaları sonucunda, gökadalardaki yıldız ve gaza bağlanan toplam kütle, gökadanın dönme hız düzeyi için yeterli olmadığı saptandı. Dolayısıyla bu eksik kütle görülemeyen ve büyük miktarlarda bulunan karanlık maddenin varlığı ile açıklandı.

1990'ların başında Hubble Uzay Teleskobu sayesinde daha nitelikli gözlemler gerçekleştirilmeye başlandı. Hubble Derin Alan adı verilen ve başlangıçta göreceli olarak boş olduğuna inanılan bir gökyüzü bölümünün incelenmesi sonucunda, evrende 175 milyar gökada olduğuna dair kanıt bulundu. İnsanlar için görünmez olan birçok tayfı gözlemleyebilen gözlem aygıtlarının (radyo teleskop, x-ışını teleskobu, kızılötesi , vb) geliştirilmesi ile Hubble tarafından saptanamayan birçok gökada daha bulundu.

değiştir Samanyolu

Gökyüzünün diğer kısımlarına nazaran çok daha parlak olan görünen yıldızlar topluluğu, Güneş'in de bulunduğu gökadamız Samanyolu'dur. Ancak görülebilen, Samanyolu'nu meydana getiren kollarından sadece biridir.

Samanyolu Gökadası ortalama 200 milyar yıldızdan teşekkül etmiştir. Gökada disk şeklindedir ve bu şekil çıplak gözle bile fark edilebilir. Samanyolunun ekvatoru boyunca çevreye göz gezdirilirse, yıldızlar arası madde (plazma) ve yıldızlar açıkca görülebilir. Yukarıda belirtildiği gibi bu Gökadada bulunan 200 milyar yıldızın büyük çoğunluğu, diskin merkezinde toplanmıştır. Yaklaşık otuz bin ışık yılı çapında olan bölgeden çevreye doğru uzaklaştıkça yıldız küresinin ve parlaklığının azaldığı görülür. Samanyolu gökadası disk çapı yaklaşık olarak yüz bin ışık yılıdır.(ışık yılı; ışığın bir yılda gittiği yoldur)(~30kpc(1pc=3,26IY=~3*10^13km)=~100000 IY) Samanyolu Gökadası 4 kısım altında incelenmektedir: 1-) karın 2-) ince teker 3-) kalın teker 4-) aylâ

Gökada merkezinin karın yarıçapı birkaç kpc civarındadır.

Gökada diskindeki yıldız yoğunluğu n olmak üzere,n gökada merkezinden olan uzaklığa bağlı olarak dışa doğru hareket ettikçe(merkezden uzaklaştıkça) bir e faktörü kadar azalır(n(R)~e^(-R/hr)). Burada hr: bir uzunluk ölçeğidir.2-4 kpc arasında değişen bir ölçek.


Disk yıldızlarının yaklaşık %95 i ince disk üzerinde bulunmaktadır.Genç ve büyük kütleli yıldızlar tamamı burada bulunur.İnce diskin dikey doğrultuda yüksekliği yaklaşık 300-400pc'tir.kalın diskin ise yüksekliği 1000-1500pc'tir.Kalın disk yıldızları ince disk yıldızlarından daha erken tarihlerde oluşmuştur ve ağır element bakımından daha fakirdir.Kalın diskteki yıldızlar kütlece daha hafiftirler.

Gökadamızın karın kısmı ve disk kısmı merkezi etrafında dönmektedir.Diskteki yıldızlar yaklaşık 200km/sn hızla galaktik merkez etrafında dolanma yaparlar.

Gökadaların yaklaşık % 80 kadarı disk biçimlidir.

Bu disklerin içerisinde bulunan yıldızlar, genellikle iki şekilde sıralanmıştır. Bu sıralama ya düzenli bir şekildedir veya spiral biçimde bir kol üzerinde dizilmiştir. örneğin Gökadamızda bu spiral şekil açıkça göze çarparken, bazı Gökadalar hiçbir şekle girmemekte ve nizam dışı bir diziliş göstermektedir. Diğer Gökada tipleri başlıca; çubuk şeklinde Gökadalar, eliptik Gökadalar (bütün galaksilerin yaklaşık % 20'si) ve düzensiz (irregular) Gökadalardır. Gökadalar genellikle, Gökada kümeleri olarak gruplanmışlardır. Bu kümeler içinde en çok bilineni Başak Takım Yıldızı içindeki Virgo kümesidir.

Sistemimizin yıldızı olan Güneş'in Samanyolundaki yeri de her zaman merak konusu olmuştur. Gökadamızın merkezinden oldukça uzakta yer alan güneş, kendi merkezi çevresinde dönmektedir. Güneş sistemimizin bulunduğu mevkide Gökadanın kalınlığı 3000 ışık yılı civarındadır.

Samanyolu Gökadasının dışına çıkılıp birkaç milyon ışık yılı gidildiğinde, bu gibi başka gök adalara da rastlanılır. Biçimleri ve büyüklükleri değişiktir. Birbirine az çok benzeyenler varsa da eş olanı yok gibidir. Küçük dürbünlerle gökyüzünü taradığı zaman, ışık veren gaz bulutu gibi gözükürler. Onun için çoğuna nebülöz denmiştir. Büyük teleskoplarla, bazılarının yıldızları tek tek ayırt edilebilir.

Dünyadan 1,5 veya 2 milyon ışık yılı uzaklığındaki Andromeda nebölozu gerçekte bir Gökadadır. Üstelik boy ve biçim bakımından bizim Gökadamız Samanyoluna çok benzer ve yaklaşık 300 milyar yıldızdan meydana gelmiştir.

Gökadaların uzayda rastgele dağıldıklarını ileri süren teoriler, modern araçlarla yapılan gözlemler neticesinde önemini kaybetmiş, hepsinin belli bir intizam içinde yer aldıkları, ayrıca Gökadaları teşkil eden yıldızlar ve diğer gök cisimlerinin de hepsinin belli bir kanun içinde hareket ettikleri, içinde bulunduğumuz Samanyolu Gökadası gibi milyonlarca Gökadanın var olduğu, bütün bunların saniyede binlerce kilometre hızla hareket ettikleri anlaşılmıştır. Günümüzde imal edilen geliştirilmiş uzay aletleriyle yapılan gözlemlerde, Gökadaların spektrumunda görülen kırmızıya yakın kayış, bu kaçışın devam ettiğini göstermektedir. Bu gök adalarının spiral şekli, söz konusu kaçışı açıkça ifade etmektedir.

Astrofizikçilerin yapmış olduğu son araştırmalarda Gökadaların milyarlarca yıllarla ölçülen ömürleri içinde birbirleriyle çarpıştıkları açıklanmıştır. Çekim güçlerinin Gökadalara birbirine yaklaştırması neticesinde meydana gelen bu dev kozmik olay sonucunda spiral eliptik Gökadalara dönüştüğü ileri sürülmektedir. Diğer bir görüşe göre de eliptik Gökadalar, çoğu büyük Gökada kümeleri içinde bulunurlar. Bu gruplar içindeki yalnız Gökadalar diğer Gökadalarca hızla çekilir. Bu durumda bir Gökada diğerine çarpmaktansa yanından geçmeyi tercih eder.

Son zamanlarda bir Amerikan astronom grubu, dünyadan 150 milyon ışık yılı uzaklıkta yeni bir Gökada gruplaşmasının (çapı 250 milyon ışık yılı), çok büyük bir kütle çekimi uyguladığını buldu. Öyle ki, aralarında Samanyolu ve Andromeda'nın da bulunduğu binlerce Gökada bu merkeze doğru çekilmektedir. Bu merkez ve çevresindeki Gökadalar sisteminin hepsine Uzayın büyük çekim merkezi adı verilmiştir. Ancak bu akıl almaz büyüklükteki çekim merkezi, uzayın kestirilen kütlesinin ancak binde biri kadardır.

Başlıca Gökadalar
Gökada Uzaklığı
(1000 ışık yılı)
Çapı
(ışık yılı)
Yıldız Sayısı
(1000 adet)
Samanyolu (-) 100.000 200.000
Andromeda 2.250 130.000 300.000
LMC 170 30.000 25.000
SMC 190 25.000 6.000
Fornox Sistemi 650 20.000 20
NGC 598 2.350 60.000 40.000
Maffei I 3.300 100.000 200.000
NGC 6822 1.630 10.000 350
NGC 205 2.250 16.000 3.000


                         Anromeda

Andromeda, modern 88 takımyıldızdan biridir. Ayrıca, Batlamyus'un 48 takımyıldızdan oluşan listesinde de geçer. Adını Yunan mitolojisindeki bir karakter olan prenses Andromeda'dan alır. Kanatlı At takımyıldızının yanında bir kuzey yarımküre takımyıldızıdır. Andromeda Gökadası'nı barındırıyor olması en dikkat çekici özelliğidir. Kimi zaman Zincirli Prenses olarak da anılır.

Konu başlıkları [gizle] 1 Dikkat çekici noktalar 2 Dikkat çekici derin uzay nesneleri 3 Mitoloji 4 Takımyıldızın tasviri 4.1 Referans 5 Dikkat çekici ve isimlendirilmiş yıldızlar 6 Gezegen barındıran yıldızlar 7 Dış bağlantılar 8 Ayrıca bakınız


Dikkat çekici noktalar  [değiştir]Takımyıldızdaki en parlak yıldız, Sirrah adıyla da bilinen gösterilen Alpheratz'tır. Alpheratz prensesin başını temsil eder ve Bayer isimlendirme sistemine göre Alpha Andromedae olarak adlandırılır. Eskiden Andromeda ve Pegasus'un ortak yıldızı olduğu varsayılmıştır ve δ Pegasi olarak da adlandırılmaktadır. α, β, ve γ Pegasi ile Perseus'un büyük karesi'ni oluşturur.

β Andromedae Miraç (Mirach) adıyla bilinir ve prensesin kuşağını temsil eder. 88 ışık yılı uzaklıkta ve 2.1 kadirden bir yıldızdır.

γ Andromedae, ya da Almaç (Almach), büyük "A"nın güney kolunun ucunda bulunur. Kontrastlı renkleriyle güzel bir çift yıldızdır.

υ Andromedae, Jüpiter kütlesinin 0.71 katı, 2.11 katı ve 4.61 katı kütlelere sahip belirlenmiş üç gezegenden oluşan bir gezegen sistemine sahiptir.


Dikkat çekici derin uzay nesneleri  [değiştir]Andromeda takımyıldızındaki en dikkat çekici derin uzay nesnesi M31, yani çıplak gözle görülebilecek en uzak gök cismi olan Andromeda Gökadası'dır. M31, bizim gökadamıza benzeyen devasa bir sprial gökadadır. Gökadayı bulmak için, β ve μ Andromedae arasında hayali bir çizgi çizin ve çizgiyi μ Andromedae'den sonra aynı doğrultuda ve aynı mesafede uzatın.


Mitoloji  [değiştir] 

Zincirli PrensesEğer çıplak gözle görülen daha sönük yıldızlar da hesaba katılırsa, takımyıldız, belirgin bir bel kuşağı olan (Avcı takımyıldızındakine benzer şekilde) çizgilerden bir kadın figürü ortaya koyar. Bir koluna uzun bir şey iliştirilmiş gibi durmaktadır, bu yüzden bir elinde kılıç tutan bir kadın savaşçı gibi hayal edilebilir. Bazı başka yıldızlar ile birlikte Andromeda'nın bu tasviri, Herakles'in 12 Suç efsanesinin bir parçası olan Hippolyte'in kemeri efsanesinin kökenini oluşturuyor olabilir. Herkül'ün, Ares'in kızı olan Amazonların kraliçesi Hippolyte'den kemerini almak zorunda kalması, 12 Suç efsanesinde geçer. Ancak efsaneye göre, kemeri almak için kraliçe ile anlaşmışsa da, Hera'nın Amazonları kışkırtması sonucu, Amazonlar Herakles'e saldırmış, Herakles de kraliçeyi öldürmüştür.

Ne var ki, yine sönük yıldızları göz önünde bulundurarak, yıldızların daha farklı şekilde bağlandığı düşünülürse zincire vurulmuş bir genç kızın görüntüsü oluştuğu hayal edilebilir [1]. Çevresindeki Cassiopeia, Cepheus, Cetus, Pegasus ve Perseus takımyıldızlarıyla birlikte, daha yaygın olarak bağdaştırılan Boast of Cassiopeia efsanesine kaynaklık ediyor olması muhtemeldir.


Takımyıldızın tasviri  [değiştir] 

Andromeda takımyıldızındaki yıldızların alternatif bir bağlanışını gösteren çizim.Andromeda takımyıldızındaki yıldızlar, alternatif olarak zincire vurulmuş bir kadını gösterecek şekilde de bağlanabilir.

Alpha Andromedae prensesin başını temsil eder. Prensesin vücudu delta Andromedae, pi Andromedae ve beta Andromedae yıldızlarınca şekillendirilirler. delta Andromedae ve pi Andromedae prensesin omuzlarını oluştururken, beta Andromedae prensesin kalçasını oluşturmaktadır.

Prensesin bacaklarından biri beta Andromedae, upsilon Andromedae ve gamma Andromedae tarafından şekillendirilir. Gamma Andromedae, 2. kadirden bir yıldızdır ve prensesin ayağını temsil eder. Prensesin diğer bacağı beta Andromedae, mu Andromedae, nu Andromedae, phi Andromedae ve 51 Andromedae ile şekillenir. 51 Andromedae yıldızı, Andromeda'yı özgürlüğüne kavuşturmaya çalışan Perseus'un elinin uzandığı prensesin diğer ayağını temsil eder.

Prensesin kollarından biri – eta Andromedae elini temsil etmek üzere – delta Andromedae, epsilon Andromedae, zeta Andromedae ve eta Andromedae ile şekillenir.

Diğer kolu – iota Andromedae diğer elini temsil etmek üzere – pi Andromedae, rho Andromedae, theta Andromedae ve iota Andromedae yıldızlarıyla temsil edilir. rho Andromedae, theta Andromedae ve sigma Andromedae yıldızları prensesin dirseğini oluşturur. Prensesin iota Andromedae ile temsil edilen eli lambda Andromedae, kappa Andromedae, iota Andromedae ve omicron Andromedae tarafından oluşturulan bir zincirle bağlıdır

değiştir Ayrıca bakınız

değiştir Dış bağlantılar

Wikimedia Commons'da Gökada ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.

All Right Reserved © 2007, Designed by Stylish Blog.